ALMANYA’DA yıllardır tartışılan "konut ararken ayrımcılık” meselesinde yargı son noktayı koydu. Karlsruhe’deki Federal Yargıtay (BGH), emlakçıların konut arayanları etnik kökenleri veya isimleri nedeniyle dışlayamayacağına, aksi takdirde bizzat tazminat ödemekle yükümlü olduklarına karar verdi.

Bu karara imzayı ise Frankfurtlu avukat Fatma Bostan attı. Yargıtay, konut piyasasındaki ayrımcılığa karşı kuralları önemli ölçüde sertleştirdi. Dava, 2022 yılında Frankfurt kenti yakınlarındaki Groß-Gerau’da yaşayan Pakistanlı Humaira Waseem’in konu için Avukat Bostan’a başvurmasıyla başladı. Waseem, internet üzerinden gördüğü bir ilan için emlakçıya başvurduğunda “randevular doldu” yanıtını aldı. Ancak durumdan şüphelenen genç kadın; “Schneider”, “Schmidt” ve “Spieß” gibi tipik Alman soyadlarını kullanarak aynı gelir ve meslek bilgileriyle başvurular yaptı. Sonuç çarpıcıydı: Kendi ismiyle reddedilen kadına, Alman isimleri kullandığında hemen randevu teklif edildi.
“EMLAKÇI, EV SAHİBİNİN ARKASINA SAKLANAMAZ”
Duruşma süresince emlakçının savunması, kendisinin sadece ev sahibinin talimatlarını yerine getiren bir aracı olduğu yönündeydi. Ancak mahkeme heyeti bu savunmayı kabul etmedi. Yargıç, kararın gerekçesinde “Burada net bir ayrımcılık vakası söz konusudur. Emlakçı, kiracı adaylarının konuta ulaşmak için geçmek zorunda olduğu bir 'dar geçit' konumundadır. Bu nedenle emlakçılar da Genel Eşit Muamele Yasası’na (AGG) uymak zorundadır” dedi. (Dava No: I ZR 129/25)
3000 EURO TAZMİNAT ÖDENECEK
Mahkeme, emlakçının Waseem’e 3000 Euro manevi tazminat ve avukatlık masraflarını ödemesine hükmeden alt mahkeme kararını onadı. Ayrıca mahkeme, ayrımcılığı ispatlamak için sahte isimle başvuruda bulunulmasını da hukuka uygun bir delil toplama yöntemi olarak kabul etti.

“GERÇEK BİR DÖNÜM NOKTASI”
Kazandığı tarihi zaferi değerlendiren Bostan, "Eşit Muamele Yasası (AGG) korumasının henüz konut kiralama öncesi randevu verme aşamasında başladığını netleştirdi” dedi. Davacı avukatı Bostan, “Karar her ne kadar konut piyasasındaki gerçekliği bir gecede değiştirmeyecek olsa da hukuki yaptırım açısından gerçek bir dönüm noktasıdır. BGH, ayrımcılığın sadece kira sözleşmesi aşamasında değil, henüz konut görme randevularının verilmesi sırasında başladığını ilk kez net bir şekilde ortaya koyuyor. Böylece AGG'deki merkezi bir koruma boşluğu kapatılmış oluyor. Mağdurlar ayrımcılık yaşamaya devam edecekler ancak artık haklarını savunmak için çok daha iyi hukuki imkanlara ve şanslara sahipler” şeklinde konuştu.
“ŞİMDİYE KADAR KANITLANAMIYORDU”
Şimdiye kadar birçok davanın, ayrımcılığın kanıtlanmasının neredeyse imkansız olması nedeniyle başarısız olduğuna işaret eden Bostan, “Şimdi şu netleşti: Yapısal olarak dezavantajlı duruma düşürülenler, bunu hedeflenmiş karşılaştırmalı başvurularla kanıtlayabilirler. Böylece ayrımcılık yasağı sadece teoride değil, pratikte de ilk kez uygulanabilir hale geliyor” dedi.



