Gündem

Sınır kontrolleri hukuksuz çıktı

Almanya-Lüksemburg sınırında uygulanan kontrollerin hukuka aykırı olduğuna hükmedildi. İçişleri Bakanlığı, karara rağmen kontrollerin devam edeceğini duyurdu.

HUKUK profesörü Dominik Brodowski, 11 Haziran 2025 tarihinde "Schengen Anlaşması'nın 40. Yılı" konulu konferanstan dönerken, Perl-Schengen sınır kapısında otobüsünün durdurularak kimlik kontrolü yapılması üzerine yargı yoluna gitti. Koblenz İdare Mahkemesi, Brodowski'nin açtığı davada haklı bularak, söz konusu kontrollerin yapıldığı dönemde Schengen kurallarının ihlal edildiğine karar verdi.

"SOMUT BİR KANIT SUNULAMADI"

Mahkeme, sınır kontrollerinin ancak kamu düzenine veya iç güvenliğe yönelik ciddi bir tehdit durumunda istisnai olarak uygulanabileceğini hatırlattı. Mahkeme Sözcüsü, Federal Hükümet’in kontrolleri savunurken dayandığı gerekçelerin yetersiz olduğunu belirtti, "Davalı Almanya Federal Cumhuriyeti, bu dönemde göç hareketlerinde devlet makamlarının kapasitesini baskı altına alacak bir artış yaşanacağını yeterince ortaya koyamamıştır" açıklamasında bulundu.

Mahkeme, hükümetin göç hareketleri ile kurumların mevcut kapasiteleri arasındaki ilişkiye dair somut bir veri sunmadığını, bu nedenle emniyet güçlerinin ciddi bir baskı altında kalıp kalmayacağının hukuken değerlendirilemediğini vurguladı.

BAKANLIK: KONTROLLER DEVAM EDECEK

Mahkeme kararına rağmen İçişleri Bakanlığı, kontrollerin hemen durdurulmayacağını açıkladı. Bakanlık sözcüsü, kararın şimdilik sadece davacı Brodowski’nin durumunu kapsadığını ve diğer sınırları otomatik olarak bağlamadığını belirterek, "İç sınır kontrolleri devam edecektir" açıklaması yaptı. Hükümet, karara karşı bir üst mahkemeye itiraz etmeye hazırlanıyor.

ADALET DİVANI'NIN KARARI BEKLENİYOR

Kararı değerlendiren göç uzmanı Profesör Constantin Hruschka, mahkemenin kararını "hukuken sağlam ve ikna edici" olarak nitelendirdi. Hruschka, konunun nihai olarak Avrupa Adalet Divanı (EuGH) tarafından karara bağlanması gerektiğini ifade etti. Koblenz İdare Mahkemesi de kararında, Avrupa hukukunu ilgilendiren bu meselenin en üst mahkemeye taşınmasını açıkça önerdi.