ALMANYA'DA geleceğin emeklilik sistemini şekillendirmek üzere kurulan hükümet komisyonu, uzun süredir beklenen reform önerilerini kamuoyuna sundu. Komisyonda çoğunluk tarafından kabul edilen en radikal öneri, yasal emeklilik yaş sınırının ülkedeki ortalama yaşam süresinin artışına paralel olarak otomatik olarak yükseltilmesi oldu. Mevcut sistemde emeklilik yaşının kademeli olarak 67'ye çıkarılması yasayla güvence altına alınmışken, uzmanlar bu sınırın ötesine geçilmesi gerektiğini savunuyor. Önerilen yeni modele göre, toplumun ömür beklentisi uzadıkça, çalışanların daha geç emekli olması zorunlu hale gelecek.
KOMİSYONDAN OTUZ YENİ TAVSİYE
Hükümetin politika belirleme süreçlerine katkı sunması amacıyla oluşturulan komisyon, sadece emeklilik yaşıyla sınırlı kalmayarak sistemin sürdürülebilirliği için toplam 30 maddelik bir tavsiye listesi üzerinde uzlaşmaya vardı. Hazırlanan raporda, demografik değişimin ve yaşlanan nüfusun emeklilik kasaları üzerinde yarattığı mali baskıya dikkat çekildi. Uzmanlar, mevcut sistemin bu şekilde devam etmesi halinde ilerleyen yıllarda ciddi bir finansman krizi yaşanabileceği uyarısında bulunarak, reform paketinin bir an önce yasalaşması gerektiğinin altını çizdi.
SİYASİ KRİZ KAPIDA BEKLİYOR
Komisyonun bu tavsiye kararı, Berlin'deki koalisyon ortakları arasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Özellikle sendikalar, emeklilik yaşının yaşam süresine endekslenmesinin gizli bir emekli maaşı kesintisi anlamına geleceğini savunarak öneriye sert tepki gösteriyor. Muhalefet ise hükümetin yapısal reformlar konusunda cesur adımlar atması gerektiğini belirterek, sistemin çökmemesi için bu tür dinamik modellerin kaçınılmaz olduğunu ifade ediyor. Sosyal güvenlik primlerinin gelecekte çok fazla yükselmemesi için bu formülün hayati önem taşıdığı belirtiliyor.
ANNE EMEKLİLİĞİ TARTIŞMASI SÜRÜYOR
Raporda yer alan bir diğer hassas başlık ise Hıristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisinin ısrarla savunduğu "Anneler Emekliliği" (Mütterrente) projesi oldu. Komisyon içindeki bazı uzmanlar, bütçeye büyük yük getiren ve belirli bir kitleyi hedef alan projelerin mevcut mali iklimde sürdürülemez olduğunu ifade etse de, CSU kanadı bu hakların korunması konusunda geri adım atmayacağını yineledi. Hükümet ortaklarının, komisyonun sunduğu bu 30 maddelik tavsiye paketinden hangilerini resmi kanun taslağına dönüştüreceği ise önümüzdeki günlerde netleşecek.





