Gündem

Almanya özgür ülkeler listesinde geriledi

Dünya genelinde 198 ülke ve bölgede ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve barışçıl toplantı hakkı dahil sivil özgürlüklerin durumunu değerlendiren küresel araştırma platformu CIVICUS Monitor, Almanya’yı “ifade özgürlüğü sınırlı” kategorisine koydu.

CIVICUS sınıflandırmayı “açık, etkilenmiş, sınırlı, baskı altında veya kapalı” kategorilerine göre ayırıyor. 2023 yılında en iyi dereceye sahip olan ülke böylece iki yıl içinde iki kategori birden gerilemiş oldu. Almanya’nın “sivil özgürlükler sınırlı” seviyesine gerilemesindeki en büyük etken, Filistin yanlısı gösterilere dönük baskılar oldu.

AĞIR POLİS ŞİDDETİ

Almanya’da Filistin yanlısı göstericiler ağır polis şiddetiyle karşı karşıya kalıyor ve sivil toplum kuruluşları baskınlar ve finansal kaynak kesintileriyle karşılaşıyor. Almanya’nın “özgürlükler sınırlı” sınıflandırmasına girmesi, sivil toplum faaliyet alanının ciddi şekilde baskı altında olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda yetkililer tarafından uygulanan yasal ve pratik kısıtlamalar nedeniyle temel hakların tam olarak kullanılmasının sınırlı olduğunu ortaya koyuyor. Böylece Almanya, aynı sınıflandırmayı alan dünya genelindeki 39 ülke arasında yer aldı. Macaristan, Brezilya ve Güney Afrika Almanya ile aynı sınıfta bulunuyor.

(Almanya, Küresel Sivil Özgürlükler Raporu’nda “etkilenmiş” seviyesinden “sınırlı” seviyesine indirildi.)

FİLİSTİN DAYANIŞMASINA 9 BİN DAVA

Berlin’de 7 Ekim 2023’ten itibaren gerçekleştirilen Filistin yanlısı protestolarla bağlantılı neredeyse 9 bin ceza davası açıldığına dikkat çekilirken, gazeteciler ve parlamenter gözlemciler dahil olmak üzere bu protestolara katılanlar, sürekli olarak ağır polis şiddetine maruz kalıyor. Aşırı geniş kapsamlı gösteri kısıtlamalarına dair her iddia edilen ihlal, polisin şiddetli müdahalesiyle sonuçlanıyor. Ocak ayında, katılımcıların Arapça konuşması nedeniyle 2024’te yürürlüğe giren ve gösterileri yalnızca Almanca ve İngilizce ile sınırlayan polis yönetmeliğine aykırı olduğu gerekçesiyle bir Filistin dayanışma gösterisi şiddetle dağıtıldı. Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) dahil insan hakları kuruluşları bu dil yasağını ayrımcı olarak nitelendirdi.

ALMANYA BASKIDA ÖN SIRALARDA

CIVICUS Monitor yetkilileri, “Avrupa genelindeki hükümetler, vicdani çağrılara kulak vermek yerine soykırım karşıtı sesleri susturmaya çalıştı. Almanya ise baskı konusunda kesinlikle ön saflarda yer alıyor. İnsan hakları için çalışanları desteklemek yerine, Almanya İsrail eleştirisini antisemitizmle eşleştirerek, ülke çapında ifade özgürlüğünü sindirme, sağcıları cesaretlendirme ve sivil toplumun seslerini bastırma politikası izledi” dedi. Rapora göre Alman yetkililer, BM Özel Raportörü Francesca Albanese ile planlanan bir etkinliğin basılmasından, etkinliği canlı yayınlayan öğrencilerin gözetimine kadar, siyasi baskıyı sert polis müdahalesiyle birleştirerek ifade özgürlüğünü engelledi.(Sadece Berlin’de Filistin yanlısı gösterilerle bağlantılı olarak neredeyse 9 bin ceza davası açılması ve polis şiddeti, Almanya’nın sivil özgürlükler listesinde gerilemesinin en büyük etkenleri oldu.(

(Sadece Berlin’de Filistin yanlısı gösterilerle bağlantılı olarak neredeyse 9 bin ceza davası açılması ve polis şiddeti, Almanya’nın sivil özgürlükler listesinde gerilemesinin en büyük etkenleri oldu.)

STK’LAR CEZALANDIRILDI

Muhalif görüşlerin bastırılması yalnızca Filistin yanlılarıyla sınırlı değil. Almanya’daki sivil özgürlükler, bu yıl, aşırı sağ AfD’nin yükselişi ve Elon Musk’ın 2025 seçimlerine müdahaleleri ile bağlantılı protesto dalgalarına yetkililerin verdiği yanıtlarla giderek baskı altına girdi. Bazı durumlarda, bu protestolara şiddetli müdahalelerle yanıt verildi. Raporda Başbakan Friedrich Merz’in “siyasi tarafsızlık eksikliği” suçlamasıyla protestoların arkasındaki gruplar da dahil olmak üzere STK’lara karşı kapsamlı bir soruşturma başlatması da eleştirildi.