ALMANYA'DA vatandaşlığa kabul edilenlerin sayısında görülen belirgin artışın ardından, CDU Federal Meclis Grubu İç Politika Sözcüsü Alexander Throm yasal kuralların katılaştırılmasını istedi. Throm, Die Welt gazetesine yaptığı açıklamada, "Eski koalisyon hükümetinin vatandaşlık hukukundaki en kötü reformunu, yani sadece üç yıl sonra verilen 'hızlı vatandaşlığı' ortadan kaldırmayı başardık" dedi.
Throm, vatandaşlık için gerekli olan sürenin yeniden sekiz yıla çıkarılmasını ve genel olarak çifte vatandaşlık hakkının iptal edilmesini savundu. Ancak CDU'lu politikacıya göre, SPD ile yapılan koalisyon görüşmelerinde Birlik Partileri bu noktada kendi
YERLEŞİM İZNİ ŞARTI
Alexander Throm, vatandaşlığa geçişin doğrudan bir koruma statüsünden (mültecilik/sığınma) mümkün olmaması gerektiğini önerdi. Throm'un teklifine göre, bir yabancının öncelikle bir yerleşim izni (Niederlassungserlaubnis) alması ve vatandaşlık için gerekli sürenin ancak bundan sonra başlaması gerekiyor. Almanya'da süresiz ikamet imkanı tanıyan yerleşim iznini alabilmek için ise kural olarak emeklilik sigortasına en az 60 ay prim ödenmiş olduğunun kanıtlanması şartı aranıyor.
ÇİFTE VATANDAŞ İSTENMİYOR
Hessen Eyaleti İçişleri Bakanı Roman Poseck (CDU) da yaptığı açıklamada hukuki değişikliklerden yana görüş bildirdi. Poseck, "Uzun süredir burada olan ve ülkenin başarısına katkıda bulunan insanlara tam bir aidiyet perspektifi sunmamız doğrudur" dedi. Özellikle çoklu vatandaşlık konusunda düzenlemeye ihtiyaç olduğunu belirten Poseck, "Çifte vatandaşlık entegrasyonu zorlaştırıyor" diyerek bunun sadece istisnai durumlarda onaylanması gerektiğini vurguladı.
Hafta sonu basına yansıyan haberlere göre, 2025 yılında 309 binden fazla kişi Alman pasaportu aldı. Bu sayı, bir önceki yıl kırılan yaklaşık 292 binlik rekorun ardından yeni bir zirve anlamına geliyor ancak mevcut verilerin henüz tamamen kesinleşmediği belirtiliyor.
MUHALEFETTEN SERT TEPKİ
CDU'nun önerilerine Sol Parti (Die Linke) Göç Politikaları Sözcüsü Clara Bünger’den sert tepki geldi. Bünger, bu teklifleri "Yıllardır çok sıkı çalışan ve çoktan bu toplumun bir parçası olmuş tüm insanların yüzüne atılmış bir tokat" olarak nitelendirdi. Bünger, insanları sürekli bir deneme süresinde yaşatmak yerine, toplumsal katılımın güçlendirilmesi ve vatandaşlığa erişimin kolaylaştırılması gerektiğini savundu.