ALMANYA’DA aylardır süren tartışmaların ardından hükümet ortakları, eski "Heizungsgesetz" (Isınma Yasası) reformu üzerinde mutabık kaldı. Yeni Bina Modernizasyon Yasası, özellikle kiracıları yüksek karbon vergisi (CO2 vergisi) ve artan şebeke bedellerine karşı korumayı hedefliyor.
MALİYET ORTAKLAŞA KARŞILANACAK
Mevcut sistemde kiracıların, mülk sahibinin seçtiği ısınma sisteminin ekonomik sonuçlarına tek başına katlanması adaletsiz bulunuyordu. Federal Adalet Bakanı Stefanie Hubig (SPD), "Mülk sahibi fosil yakıtlı bir sistem kurarsa, ekonomik sonuçlarını sadece kiracı taşıyamaz. Artık ev sahipleri de bu masraflara katılacak," açıklamasında bulundu. SPD Grup Başkanı Matthias Miersch ise CO2 vergisi, şebeke kullanım bedelleri ve biyogaz maliyet risklerinin yarı yarıya paylaşılacağını belirtti.
YENİLENEBİLİR ENERJİ ŞARTI KALKIYOR
Yeni reformun en dikkat çekici noktası, daha önce yürürlükte olan "yeni takılan ısıtma sistemlerinin en az yüzde 65 yenilenebilir enerjiyle çalışması" zorunluluğunun kaldırılması oldu.
- Mülk sahipleri yeniden gaz ve petrolle çalışan ısıtıcılar takabilecek.
- Ancak bu sistemlerin Ocak 2029’dan itibaren kademeli olarak biyometan veya sentetik yakıt gibi iklim dostu yakıtlarla çalışması gerekecek. 2040 yılına kadar dört aşamalı bir geçiş süreci planlanıyor.
ÇEVRECİLERDEN TEPKİ
Birlik Partileri (CDU/CSU) Meclis Grup Başkanı Jens Spahn, "Habeck'in ısıtma yasasını çöpe atıyoruz ve bodrum katlarına (kazan dairelerine) özgürlüğü geri getiriyoruz," diyerek reformu övdü. Öte yandan, düşük kira alınan ancak modernize edilmemiş binalar için ev sahiplerini koruyacak bir "mağduriyet maddesi" (Härtefallklausel) de yasaya eklendi.
Buna karşın çevreci örgütler ve bazı muhalefet partileri, düzenlemeyi "gaz lobisine verilmiş bir hediye" olarak nitelendirerek iklim hedeflerinin zayıflatıldığı eleştirisinde bulundu. Yeni yasanın bu yıl bitmeden meclisten geçerek yasalaşması bekleniyor.




