Sol Parti tarafından sunulan soru önergesine yanıt veren hükümet, İsrail ile yürütülen askeri, polis ve güvenlik politikası işbirliğinin Almanya’nın dış ve güvenlik politikası çıkarları doğrultusunda olduğunu açıkladı. Hükümete göre işbirliği, Almanya’nın İsrail’in varlığı ve güvenliğini destekleme taahhüdü çerçevesinde değerlendiriliyor ve bu taahhüt, iki ülke ilişkilerinin değişmez bir temelini oluşturuyor. Hükümet, işbirliğinin her zaman uluslararası hukuk çerçevesinde yürütüldüğünü vurgulayarak, “Bu, işbirliğinin 5 Haziran 1967 tarihinden sonra İsrail’in idari bölgesi kapsamına giren alanlarla sınırlı olmadığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.
ULUSLARARASI HUKUK VURGUSU
Almanya’nın İsrail ile ortak çalışmaları, yalnızca askeri eğitim ve tatbikatlarla sınırlı kalmıyor. İki ülke arasında teknoloji değişimi, siber savunma, yapay zeka ve modern güvenlik sistemleri üzerine uzman konuşmaları gibi birçok alanı kapsayan kapsamlı bir işbirliği söz konusu. Alman askerleri, İsrail’de eğitimler ve sistem kullanımları gibi uzmanlaşmış programlara katılıyor. Verilen cevapta ayrıca, federal hükümetin bu işbirliğinin uluslararası hukuk çerçevesinde yürütüldüğünü ve 1967 sonrası İsrail sınırları içinde kalan bölgelerde faaliyet yürütülmediğini vurguladığı kaydedildi. Federal polis ve Alman kriminal daireleri gibi iç güvenlik organları da İsrail ile uzun yıllardır süren bir ortak çalışma içinde bulunuyor.