FOTOĞRAFÇILIK tarihinin en köklü markalarından biri olan Leica, stratejik bir dönüm noktasından geçiyor. Bir dönem “iflas” kelimesiyle yan yana anılan Wetzlar merkezli Alman şirketi, bugün dünya genelinde satışa sunacağı kendi akıllı telefonuyla teknoloji piyasasında yeni bir cephe açtı.

DİJİTAL UYKU’DAN REKOR SATIŞLARA
Yaklaşık yirmi yıl önce, geleneksel yöntemlere bağlı kalarak dijital fotoğrafçılığa geçişte geç kalan Leica, tarihinin en derin krizini yaşamıştı. Ancak yönetimsel ve teknolojik yenilenme süreci meyvelerini verdi: Şirket, son dört yıldır üst üste rekor cirolara imza atarak finansal gücünü geri kazandı. Leica yönetimi, akıllı telefonları artık bir tehdit değil, markanın doğal bir uzantısı olarak görüyor.

2000 EURO’LUK TEKNOLOJİ
Barselona’daki Mobil Dünya Kongresi (MWC) öncesinde görücüye çıkan Leitzphone, sıradan bir mobil cihazın ötesinde, profesyonel bir kamera deneyimi vaat ediyor. Çinli teknoloji devi Xiaomi ile ortaklaşa geliştirilen cihazın öne çıkan özellikleri şunlar:
* Devasa Görüntü Sensörü: Standart telefonların aksine, çok daha fazla ışık yakalayan profesyonel ölçekli bir sensör kullanıldı.
* İkonik Tasarım ve Kontrol: Cihazın arkasındaki çevrilebilir metal halka, klasik Leica makinelerindeki manuel ayar tekerlekleri gibi zoom ve pozlama kontrolü sağlıyor.
* Dijital Nostalji: Yazılım, efsanevi M3 ve M9 modellerinin karakteristik çekim kalitesini ve imza niteliğindeki siyah-beyaz tonlarını taklit eden özel filtreler içeriyor.

"Piyasayı Yok Etmedi, Yeni Kapılar Açtı"
Leica CEO’su Matthias Harsch, sektördeki paradigma değişimini, “Eskiden cep telefonlarının kamera işini bitireceğinden korkuluyordu; ancak bu cihazlar bizim için yeni pazarların kapısını açtı” dedi. Şirket, profesyonel optik kalitesini mobilite ile birleştirerek, lüks segmentte Apple ve Samsung ile rekabet etmeye hazır.




