ALMANYA’NIN Altenstadt kentindeki bir sığınmacı yurdunda geçen yılın Ağustos ayında bir Ukraynalı (33) ile Türk arasında yaşanan kavga, yargıya taşındı. Ancak Weilheim Sulh Mahkemesi’nde görülen dava, adeta bir hukuk trajedisine dönüştü. Sanık sandalyesindeki Ukraynalı mülteci, tartışma sırasında Türk’ün üzerine sıcak çay dökerek tehlikeli kasten yaralama ile suçlanıyordu.

İFADELER ÇELİŞTİ

Tercüman aracılığıyla ifade veren 33 yaşındaki Ukraynalı sanık, suçlamaları reddetti. Çayın, Türk’ün kendisine saldırması sonucu kazaen döküldüğünü savunan sanık, mağdurun uzun süredir kendisini rahatsız ettiğini iddia etti. Sanık, “Kapı koluma yemek artıkları sürüyordu, psikolojik sorunları vardı ve sadece benimle değil diğer sakinlerle de sürekli çatışma halindeydi” dedi. Yurtta kalan 40 yaşındaki bir başka sığınmacı da tanık olarak sanığı doğruladı. Almanca konuşabilen tanık, Türk’ün tekin biri olmadığını ve sürekli provokasyon çıkardığını belirterek, “Ukraynalı arkadaşımız sessiz sedasız biridir, kimseyle kavgası olmazdı” şeklinde ifade verdi.

Babalık testi masrafı eşit paylaşılacak
Babalık testi masrafı eşit paylaşılacak
İçeriği Görüntüle

HAKİM POLİSİN İHMALİNE ÖFKELENDİ

Davanın seyri, mağdur sıfatıyla dinlenmesi gereken Türk’ün kürsüye çıkmasıyla değişti. Mağdurun ne Almanca ne de İngilizce bilmediği ortaya çıkınca mahkemede tansiyon yükseldi. Hakim Lars Baumann, polisin hazırladığı tutanaklarda mağdurun tercümana ihtiyaç duyduğuna dair hiçbir not düşülmemesine sert tepki gösterdi. Hakim, “Polis bu kişinin ifadesini (karakolda) nasıl alabildi, anlamak mümkün değil” diye tepki verdi.

“KAMU KAYNAĞINI BOŞA HARCAYAMAM”

Savcılığın, mağdur için bir tercüman ayarlanarak yeni bir duruşma günü tayin edilmesi talebi ise hakim tarafından reddedildi. Hakim, “kamuoyuna daha fazla maliyet çıkarmamak” ve “suçun azlığı” gerekçeleriyle davayı tamamen düşürdü.