TARİHLER 16 Ekim 1996 gününü gösterdiğinde sabaha karşı saat dört sularında Karlsruhe kent merkezindeki Markgrafenstraße 41 numaralı binada yangın çıktı. Yoğun duman ve alevler kaçış yollarını kapatınca, binada yaşayan Fethiye ve Alahittin Yılmaz çifti ile Hüseyin Evcim yaşamlarını yitirdi. Olayın ardından başlatılan soruşturma sonrası yangının kazara değil, ırkçı bir kundaklama saldırısı sonrası oluştuğu belirlendi.


Saldırıyı gerçekleştiren kişi ya da kişiler 30 yıldır tespit edilemedi, dosya faili meçhul olarak kapatıldı. Türkiye’nin Karlsruhe Başkonsolosu Mahmut Niyazi Sezgin’in girişimleri ve Karlsruhe Büyükşehir Belediyesi’nin işbirliğiyle kurbanlar anısına anıt dikilmesi kararı alındı. Önceki gün o anıt düzenlenen törenle açıldı. Törene kurbanların çocukları, torunları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
“UNUTULMALARINA İZİN VERMİYORUZ”
Karlsruhe Belediye Başkanı Frank Mentrup, anıtın güçlü bir mesaj taşıdığını vurguladı ve “Bu anıtla, faillerin amaçladığı gibi kurbanları toplumun hafızasından silmelerine izin vermiyoruz. Aynı zamanda yabancı düşmanlığı ve ırkçılığa karşı mücadelede kararlılığımızı da ortaya koyuyoruz” dedi.

Başkonsolos Mahmut Niyazi Sezgin ise anıtın yalnızca bir anma sembolü olmadığını belirterek, “Bu sadece bir taş değil; acıların unutulmaması, birlikte yaşama iradesinin, dayanışmanın ve adalet talebinin simgesidir” ifadelerini kullandı.

“FAİLLERİN BULUNMAMASI EN BÜYÜK ACI”
Törende konuşan Yılmaz çiftinin oğlu Kenan Yılmaz, duygusal anlar yaşadı. Yılmaz, “Annemin ve babamın isimlerinin bu sokakta yaşatılması büyük bir gurur. Çok geç kalınmış olsa da bu anıt bizim için çok anlamlı. Ancak faillerin 30 yıl boyunca bulunamamış olması ailemiz için çok ağır bir yük” dedi.

“İHMALLER OLDUĞU ORTADA”
Kenan Yılmaz’ın oğlu Ergün de dosyanın kapatılmasının acıyı daha da derinleştirdiğini belirterek, “Delillerde ihmaller olduğu ortada. Buna rağmen kimsenin hesap vermemesi bizi derinden yaralıyor” diye konuştu. Yangında hayatını kaybedenlerin torunları Damla ve Elvin Yılmaz da anıtın kendileri için önemli bir anlam taşıdığını dile getirdi.
Damla Yılmaz, “En azından unutulmadığımızı hissettiriyor. Acı geçmiyor ama hatırlanmak önemli” derken, Elvin Yılmaz ise çocukluk anılarını anlatarak, “Bu sokak, bu bina bizim hafızamızın bir parçası. Faillerin bulunmamış olması ise hâlâ içimizde kapanmayan bir yara” ifadelerini kullandı.
Karlsruhe’de açılan anıt, Almanya’da göçmenlere yönelik ırkçı saldırıların unutulmaması ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için bir hafıza ve uyarı sembolü olarak değerlendiriliyor.




