Sabah kahvesini sade içemeyenlerin imdadına bugüne kadar süt, şeker veya çeşitli aromalı şuruplar yetişiyordu. Ancak sosyal medyada hızla yayılan yeni bir trend ezber bozuyor: Kahveye tuz eklemek.
Bu yöntemin kahveyi daha tatlı hale getirdiği iddia edilse de uzmanlar ciddi sağlık risklerine dikkat çekiyor. Psikolog Dr. Eleanor Bryant, tuzun tat algısı üzerindeki etkisini doğruladı ve “Tuz, kafeindeki acı notaların algılanmasını yumuşatıyor. Bu da kahvenin olduğundan daha tatlı algılanmasını sağlıyor” diyerek akımın neden bu kadar popülerleştiğini açıkladı.
Gizli Tehlike: Günlük limitler aşılıyor
Şeker tüketimini azaltmak isteyenlerin başvurduğu bu yöntemin bilimsel bir sağlık yararı ise bulunmuyor. Aksine, kahveye tuz eklemek günlük tuz alımını fark edilmeden tehlikeli seviyelere çıkarabiliyor.
WHO (Dünya Sağlık Örgütü), günlük tuz tüketiminin en fazla 5 gram olması gerektiğini vurguladı.
Riskler şöyle sıralandı; Fazla tuz tüketimi yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları ve böbrek hasarı riskini artırıyor. Ayrıca bağışıklık sistemi ve bağırsak florasını olumsuz etkiliyor. Günde birden fazla kahve içen bireyler için her fincana eklenen bir tutam tuz, bu limitlerin çok üzerine çıkılmasına neden oluyor.
Kahvedeki acılığı kırmak için tuz yerine süt kullanmak ise bilim dünyasında hala tartışmalı bir konu. Bazı araştırmalar sütün kahvedeki hücre koruyucu antioksidanları engellediğini savunurken; bazı yeni çalışmalar ise süt proteini ile kahve bileşenlerinin birleşmesinin iltihap önleyici bir etki yaratabileceğini öne sürüyor.




