AVRUPA Türk Basın Yayın ve Gazeteciler Birliği’nin düzenlediği zirveye geniş katılım oldu. Birlik Başkanı Ali Paşa Akbaş’ın ev sahipliğinde düzenlenen zirvede, Avrupa’daki Türk medyasının uzun yıllardır karşı karşıya olduğu yapısal sorunlar masaya yatırıldı. Organizasyona çok sayıda basın kuruluşunun yöneticileri, siyasiler, iş insanları, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile Türk ve Alman kamuoyundan çok sayıda davetli katıldı.
KİMLER KATILDI?
MEDYA Zirvesi’nde, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Türk Devletleriyle İlişkiler Başkanı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Kürşad Zorlu, CHP Milletvekili Ali Öztunç, İYİ Parti yöneticisi Ayyüce Türkeş Taş, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Aliy, Anadolu Üniversitesi Rektörü Yusuf Adıgüzel, TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf, CDU Federal Milletvekili Tijen Ataoğlu, Yeşiller Kuzey Ren Vestfalya Eyalet Milletvekili Gönül Eğlence, CDU Bremen Milletvekili Oğuzhan Yazıcı, Türkiye ve Uyum Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Halil Uslucan ve basın mensupları hazır bulundu.
"IRKÇILIK BİR TUZAKTIR"
Başkan Ali Paşa Akbaş yaptığı konuşmada medyanın neden gerekli olduğu ve ırkçılık konusunu öne çıkarttı. Akbaş; “Biz Avrupa'nın geçici misafirleri değil, kalıcı bir parçasıyız. İşte bu zirve, bunun için daha da önem kazanıyor. Avrupa Türkleri olarak çok dikkatli olmak zorundayız. Irkçılığı körükleyen akımlara karşı uyanık olmalıyız. Irkçılık bir tuzaktır. Bu tuzağın amacı birlikte yaşama kültürünü zayıflatmaktır; biz bu tuzağa düşmemeliyiz. Çocuklarımız büyüyor, geleceğimiz burada şekilleniyor. Bu yüzden yaşadığımız ülkelere sahip çıkmak; huzur ve saygı görmek içindir. Bizim duruşumuz ayrıştırmak için değil, birlikte güçlü bir gelecek kurmak içindir. Daha güzel, daha yaşanabilir, kendi etik değerlerine saygılı ve ırkçılığın azaldığı bir Avrupa için hep beraber omuz omuza mücadele etmeliyiz Üzerinde oyun oynanan toplumlar kaybetmeye mahkumdur.. Medya zorunluluktur. Güçlü medya için birlikte adım atalım” dedi.

"GAZETECİLİK TARİHİN BİR TASLAĞIDIR"
İYİ Parti yöneticisi Ayyüce Türkeş Taş, "Sahip olduğu teknolojik imkanlarla, güçlü bir diaspora medyası, dünyanın dört bir yanındaki Türk varlığının bir milli faydaya dönüşmesini çok kolaylıkla sağlayabilir. Çok beğendiğim bir söz vardır: 'Gazetecilik, tarihin ilk taslağıdır.' İşte o taslağı yazan el biz olursak, siz olursanız, bu taslağı aynı dilde, aynı vurguda, aynı ülküye yönelmiş olarak yazarsanız eğer, işte o zaman atılan hiçbir iftira, yalan, yapışmaz Türk’ün üzerine" diye konuştu.

"MEDYAYI YALNIZ BIRAKMAMALIYIZ"
CHP Milletvekili Ali Öztunç, "Medyayı da yalnız bırakmamak gerekiyor. Ben eski bir gazeteciyim. Medyaya iş yüklemek kolaydır. Yani, 'Medya şu işleri yapsın' demek kolaydır. Ama ona destek olmak gerekir. İş dünyasının destek olması gerekir ama daha çok devletin destek olması gerekir. Çünkü buradaki bir gazeteci kardeşimiz sadece burada yaşanan haberleri yansıtmıyor, aynı zamanda buradaki ya da yaşadığı o ülkedeki siyasete, bürokrasiye, diplomasiye birtakım bilgiler veriyor ve o bilgilerle kendi ülkesine yönelik birtakım savunmalar yapıyor. Bu yüzden sahip çıkmak gerekiyor" dedi.

"ÖNEMLİ BİR PROJE BAŞLATACAĞIZ"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Türk Devletleriyle İlişkiler Başkanı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Kürşad Zorlu, 'Şunu çok açık yüreklilikle ifade etmek istiyorum; sadece Türkiye vatandaşları ve Türk toplumu olarak ifade etmeyeceğiz artık bundan sonra. Türk dünyasının diasporası diyeceğiz. Ve biz bu sekiz devletin 20 milyonu aşkın nüfusuyla dünyadaki diaspora gücünü, yani Türk dünyasının diaspora gücünü birleştirme hedefine doğru ilerliyoruz. Bugün de esasında bu hedefin tahkim edilebilmesi, neticeye ulaşabilmesi adına önemli bir toplantıya burada katıldık hep birlikte. Ve inşallah önümüzdeki yıl çok önemli bir projeyi hayata geçiriyoruz. Geçen yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz Türk Dünyası Sivil Toplum Çalıştayı'nı bu yıl büyük bir sempozyuma dönüştüreceğiz. Değerli arkadaşlar, diaspora etkinliği ve başarısı toplumların kendini ifade etme gücüyle eş değerdir. Ve biz kendimizi iyi ifade edebildiğimiz takdirde kendi öykümüzü yazabilme kabiliyeti elde ederiz. Şu anda gerek sivil toplum ağıyla gerekse medya alanıyla birlikte birleştireceğimiz bu yeni diaspora sisteminde inşallah sadece Avrupa'da yaşayan Türk toplumu, Türk dünyası diasporası değil; artık zamanı geldi, Türk devletleriyle burada yaşayan sizleri ve buradaki diaspora gücünü inşallah hep birlikte bir araya getireceğiz' diye konuştu.

“Avrupa’da Türkçe Medya” başlıklı I. Oturumda; Avrupa’daki Türkçe medyanın mevcut durumu, yapay zekâ ve sosyal medyanın etkileri ile finansman kaynakları ele alındı. Hüseyin Dönmez, Vatan Öz, Özcan Özbay, Ali Çalışkan, Adil Elmas, Levent Karaağaç, Agil Alasker birer konuşma yaptı.
“Diasporada Medyanın Rolü” başlıklı II. Oturumda ise Türk diasporasının kimlik, temsil ve toplumsal sorumlulukları tartışıldı. SABAH Gazetesi Almanya Temsilcisi İsmail Erel, EkoAvrasya Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Hikmet Eren, TRT Türk Genel Koordinatörü Bülent Ata, Türkiye Gazetesi Yazarı Ali Kılıçarslan, KKTC Hakikat Gazetesi GYY Prof. Dr. Güven Arıklı, Hollanda Türk Evi Başkanı Veyis Güngör, Kanal Avrupa Yorumcusu Ahmet Özay, “Diasporada Medyanın Rolü” konusunu tartıştı.

"ULUSAL GAZETE OLUŞMALI"
Oturumda bir konuşma yapan SABAH Gazetesi Almanya Temsilcisi İsmail Erel, güncel sorunlara değindikten sonra medyada güven konusunu dile getirdi. Erel, “Türk basınında yayınlanan haberlere güvenin az olduğu zirvede belirtildi. Türk basınının yaklaşık 60 yıllık süreci var. Gazetecilik avukatlık, eczacılık gibi koruma altında olan bir meslek değil. Eline fotoğraf makinası olan herkes gazeteci olabilir. Bazı ulusal basın kuruluşları yayınlarına son verdi. Avrupa haberlerini en iyi verebilen burada kurulu olan basındır. NSU konusunda Türk basını tarihi bir başarıya imza atmıştır. NSU davasına tek bir Türk gazeteci katılamayacak ve Alman basınının verdiği haberlerle yetinilmek zorunda kalınacaktı. Bu noktada açtığımız dava çok önemliydi. Türkçe medyanın devam etmesini istiyorsak destek verilmesi gerekiyor. Avrupalı Türklerin burada ulusal gazetelerini oluşturmaları gerektiğini önemli buluyorum” dedi.
"MEDYA KİMLİĞİMİZDİR"
Ali Kılıçarslan ise “Medya bir hafıza, bir arşivdir. Türk medyası sayesinde göçten sonra bu ülkedeki hayatımızı yazılı hale getirdik. Medya bizim kimliğimizdir. Haberin doğruluğu, kimin ürettiği büyük önem taşıyor. Türk basınınız olmazsa geçmişinize ait bilgiye ulaşamazsınız. Sizin geçmişinizi Türk medyasından başkası yazmaz. NSU cinayetleri ortaya çıkmış olmasaydı pek çok cinayetten ve saldırıdan haberimiz olmayacaktı. Türkçe ile bağımız bittiği anda tüm Türk dünyası ile tarih, kültürümüzle irtibatlarımız kesilecektir. Türkçeyi etkin şekilde kullanmalıyız. Yazılı basına direnmeye devam etmeliyiz. Türkçeye sahip çıkmak, Türk medyasına sahip çıkmak anlamına gelir’ şeklinde konuştu.




