ALMANYA’DA geçim derdi rakamlara yansıdı. 2024 yılında yüzde 15,5 olan yoksulluk riski oranı, 2025 itibarıyla yüzde 16,1’e yükseldi. Bu oran, yaklaşık 13,3 milyon insanın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı anlamına geliyor.

Eğer tabloya sadece gelir değil; eğitim, kültür ve barınma gibi “sosyal dışlanma” kriterleri de eklenirse, risk altındaki kişi sayısı 17,6 milyona (nüfusun yüzde 20’sinden fazlasına) ulaşıyor.

KİMLER RİSK ALTINDA?

İstatistikler, yoksulluğun en çok vurduğu kesimleri net bir şekilde gösteriyor. İşsizlerin yaklaşık yüzde 65’i yoksulluk sınırının altında yaşam sürüyor. Çocuklarını yalnız büyüten anne veya babalar en savunmasız gruplar arasında. Hayat pahalılığı nedeniyle maaşları yetmeyen yaşlı nüfusun oranı da hızla artıyor.

DUAYEN GAZETECİ KEMAL ÖZUĞUR YAŞAMINI YİTİRDİ
DUAYEN GAZETECİ KEMAL ÖZUĞUR YAŞAMINI YİTİRDİ
İçeriği Görüntüle

YOKSULLUK SINIRI NEDİR?

Toplumun ortalama gelirinin yüzde 60’ından azını kazananlar bu grupta sayılıyor. 2025 yılı verilerine göre, tek başına yaşayan bir birey için net 1446 Euro, iki çocuklu bir aile için ise net 3036 Euro altındaki gelirler “yoksulluk riski” olarak kabul ediliyor.

AŞEVLERİNDE SEFERBERLİK

İstatistiklerdeki bu artış, aşevlerinin (Tafel gibi) kapısındaki kuyruklara doğrudan yansıyor. Tafel bünyesinde çalışan kadın gönüllüler, her gün marketlerden ve bağışçılardan gelen gıdaları tek tek ayıklayarak ihtiyaç sahiplerine hazırlıyor.